Rollo May bir kitabında şunu yazmış:
" ...Hastalarımdan birisi erken boşalma sorunuyla ilgili olarak bir doktora gittiğini ve onun anestezik merhem önerdiğini söylemişti. .... beni şaşırtan hastanın hiç itiraz etmeden ve sormadan kabul etmiş olmasıydı.Bu çözüm ona daha iyi bir başarı sağlamamıştı. Aslında bu genç adam bana geldiğinde her bakımdan iktidarsızdı.Hatta karısının o araba kullanırken ayakkabısını çıkartıp adamın kafasına vurması gibi hiç hanımefendice olmayan davranışına karşı çıkamayacak kadar iktidarsızdı. Bu adam iğrenç evlilik karikatürü içinde elbette iktidarsızdı.Bu örnekte olduğu gibi, birşeylerin ters gittiğini anlamak için; bir organınızın çalışmaması veya panik atak, depresyon ve benzeri belirtileri beklemek zorunda değilsiniz.
Evet. Evlilik kutsal bir kurumdur. Ama tüm kutsiyetlerde olduğu gibi kişi özgür iradesiyle bu kutsallığın içinde olmaya veya dışına çıkıp alternatif başka kurumlara dahil olmaya karar verebilir.
Yani bazen kişiler evlilik kurumunun kutsallığına inanmış olmalarına rağmen, bu kurumun yürütülmesinin mümkün olmadığını düşünebilirler.
Kuruma inançlarını sorgulamak zorunda kaldıkları günler olabilir. Her iki taraf da ümitlerini son aşamaya kadar saklamalarına rağmen artık dayanılmaz noktaya gelindiğini kabullenmiş olabilirler.
İşte temel soru burada ortaya çıkıyor. Evlilik terapisi için başvurmak için evliliğin en tehlikeli dönemine gelmeyi beklemenin mantığını açıklamak.
Zamanında yapılacak küçük revizyonların tüm kurumların ömrünü uzattığı gerçeği ortadayken; bir kriz çıkışını beklemek, bu kutsal kurumun yıpranmış doğasının ümitsizliğinden yeni bir doğum yaratmayı zorlaştırmaktadır, doğal olarak.
İdeali, evlilikte belirli bir sorun yokken. Hatta evlenmeden bir yıl önce...
Yok bunu yapacak kadar cesaret yoksa veya terapi gerekliliğini farketmiyorlarsa, kriz anında -boşanma kararı alınmadan bayağı önce- gelinmesi biraz daha imkan bırakır terapiste.